Hoş Geldiniz...

Sektör Haberleri

Lojistik ve depolama sektör haberleri

Lojistik Sektöründe Ağır Ticari Araç Seçimi

Lojistik Sektöründe Ağır Ticari Araç Seçimi

Lojistik firmaların temel elamanlarından biri sahip oldukları yük taşıma araçlarıdır. Karayolunda kullanılan ağır ticari araçlar kamyonet, kamyon, kırkayak ve tır olarak sayılabilir.

Ağır ticari araçlar; izin verilen azami yüklü ağırlığı 3,5 tondan fazla olan ve yük taşımak için imal edilmiş, kamyon ve çekici sınıfından oluşan yük taşıma araçlarıdır (Karayolları Trafik Yönetmeliği, 1997:2). Ağır ticari araçlar alım, idame ve bakımı maliyet olarak yüksek olan karayolu araçlarıdır.

Firmalar için doğru araç seçimine karar vermenin önemi büyük ve maliyeti yüksektir. Çünkü Türkiye’de de karayolu ulaştırma hizmeti, mevcut diğer taşıma türleri içinde % 91 oranında (TÜİK [web], 2012) en büyük yüzdeye sahip taşıma şeklidir. Lojistik sektöründe lojistik maliyetlerinin %65 i taşımacılık faaliyetlerinden oluşmaktadır. Dünyadaki taşımacılık faaliyetlerinde ise %90 da fazlası karayolu taşımacılığı oluşturduğu için lojistik maliyet dendiğinde akla ilk gelen karayolu taşımacılığının maliyeti gelmektedir. Müşteri kaybetmemek ve yeni müşteri edinmek için, talep edilen ürünleri istenilen yer ve zamanda kaliteli şekilde sunmak önemlidir lojistik sektöründe. Bu süreci en düşük maliyetle yerine getirmesi de firmanın kaynakları için önemlidir. En düşük maliyeti sağlamak ise, araç filosuna satın alacağı uygun ağır ticari araçlar ile oluşturmasına bağlıdır. Bu sebeple firmanın yöneticileri tarafından verilen bu önemli karar doğru bir seçimle sonuçlanmazsa firmaların maliyetlerini arttırır, rekabet güçlerini zayıflatır ve lojistik sektöründe ayakta kalmaları oldukça zorlaşır. Bundan dolayı firmalar için satın alma sürecinde doğru karar vererek en uygun aracı seçmek oldukça önemlidir.

Yeni araç seçimi, firmaların tercihlerini yansıtan karmaşık bir süreçtir. Karar vericilerin satın alma kararı verirken yapacakları kötü bir tercih firmalar için kaynak israfı olacağı gibi bu birimlerin rekabet güçlerini düşürüp, pazar paylarından kaybetmelerine sebep olacaktır. lojistik sektörünün hacminin de gayet yüksek olduğu rakamlardan firmalar paylarını arttırmayı hedeflerken pazar paylarını düşmesi ciddi bir kayıp olur. Hatta piyasadan çekilmeye kadar sebep olabilir. Piyasa hacmine dair bazı rakamsal bilgiler şu şekildedir; 2009 yılında dünyada 6 trilyon dolarlık bir pazar oluşturan lojistik sektörünün 2015 yılında 10 – 12 trilyon dolarlık bir hacme ulaşabileceği tahmin edilmektedir. Türkiye’de ise 2008 yılında 60 milyar dolarlık pazarı olan sektörün, 2015 yılında 120 – 150 milyar dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir (TMMOB, 2008).

Araç seçimi yaparken kaç farklı kritere bakmak gerekir?

Çok fazla. Lojistik firmaları bünyelerine yeni araç alınması veya araç filosunun tamamen yenilenmesi durumu olduğunda, yöneticiler için çok fazla ölçüte bağlı olarak değerlendirilmesi nedeniyle karar verilmesi zor problemlerdir. Araç satın alırken değerlendirilen bazı ölçütler fiyat, motor gücü, konfor, yakıt tüketimi, güvenlik sayılabilir. Bu alanda yapılan anket çalışmalarının sonucunda ise en önemli araç seçim ölçütünün güvenlik olduğunu, bunu sırasıyla araç performansı ve ekonomik faktörlerin takip ettiği sonucuna ulaşmıştır. Aynı zamanda firmaların ihtiyaçlarına ve eksikliklerine göre doğru araç seçiminde karar vermenin birçok bilimsel yöntemleri bulunmakta ve uygulanmaktadır (örn. Promethee yöntemi).

Sonuç olarak; lojistik sektöründe aktif olan lojistik firmaları rekabet ortamının çok hızlı büyüdüğü günümüzde ayakta kalmak ve rakipleriyle yarışmak için araç filolarını çok iyi oluşturmak zorundadırlar.